Scroll down to read English Version
Nereden Geldik
Joint Idea 8 yıl önce, yaşamakta olduğumuz sistemleri sorgulamamız neticesinde, bir hayali gerçeğe dönüştürmek ümidiyle hayata geçti. Ümidimiz, işbirliği kavramını yeni ve derin bir anlayışla ele alarak, kişisel çıkarların ötesinde bütüne hizmet etmek amacıyla bir araya gelen zihinlerin ve kalplerin nasıl daha işlevsel çalışabileceğini araştırdığımız bir deneyim alanı yaratmaktı. Cesur adımlarımızla bu yolculuğa başladık.
Attığımız her adımda, fayda odaklı bir etki yaratmayı hedefledik. Kapılarımızı ve kalplerimizi, bütüne hizmet yolunda gönülden işleyen ruhlara, kuruluşlara ve kurumlara açtık.
Co-working (ortak çalışma) kavramı henüz kolektif gündemde yer almıyorken, Arnavutköy’deki ilk ofisimizde işveren-çalışan anlayışının ötesine geçerek, bireysel şirketlerin konu bazlı işbirliği yapmalarını sağlama hedefiyle yola çıktık.
Ekosistemimizde, iş yaşamı algısında gerekli gördüğümüz değişimin tohumlarını atma amacıyla, disiplinler arası bir yaklaşım benimsedik. Yaratıcılığın her anlamda var olması umuduyla, galerimizde ülkemizin yeni ve umut vaat eden sanatçılarına kucak açtık, jam session’larla ses frekansının iyileştirici gücünü ve birlikte yaratılan ahengin büyüsünü deneyimledik.
Birlikten doğacak güce olan inancımızla, ekosistemimizle olan bağlarımızı derinleştirmeye ve kalpten iletişim kurmaya özen gösterdik. Kanyon Joint Idea ile hikayemizi zenginleştirme fırsatı bulduk ve yenilikçi mekânımızda misafir ettiğimiz kurum ve organizasyonları özenle seçtik. Kendi küçük yaşamlarımızda “Kahramanın Yolculuğu”na çıktık ve çağrımızı duyan ruhlarla yollarımız kesişmeye başladı. Zaman içinde Love Mafia adını verdiğimiz konuşmacılarımız, hatırlatıcılarımız ve eğitmenlerimizle birlikte, değişim ve dönüşüme inananlara ulaşmak ve yaşamın bilinmezliğinde yeni araçlar edinmelerine vesile olmak amacıyla Life Works Labs platformumuzu yarattık. Kurumlarda “soft skill” olarak görülen içerikleri mihenk taşı yaparak, dönüşümsel ve deneyimsel yolculuklar tasarlamaya başladık.
Life Works Labs adını verdiğimiz bu yolculukları, bizi diğer varlıklardan ve makinelerden ayıran – 3C olarak nitelendirdiğimiz – üç ana özelliğimiz üzerine kurguladık: Bilinç (Consciousness), Bağlanırlık (Connectivity) ve Yaratıcılık (Creativity). Bu üç temel üzerine geliştirdiğimiz ve güncellediğimiz içeriklerle onlarca kuruma ve binlerce insana dokunarak, onların daha yüksek bir bilinçten işlemelerine vesile olacağına inandığımız tohumları dikme fırsatı bulduk.
Bugün, bu 8 yıllık yolculuğumuza dönüp baktığımızda, başlangıçtaki vizyonumuzun ne kadar derinleşip genişlediğini ve mesajımızın hala ne kadar hayati ve acil olduğunu görüyoruz. Biliyoruz ki bütüne gerçekten katkı sağlayabilmek için önce kendi uyanış yolculuğumuzu gerçekleştirmeliyiz. Bu nedenle, hem kişisel yaşamlarımızda hem de hizmet verdiğimiz kurumlarla paylaştığımız mesajlarda bilinci en ön planda tutuyoruz.
İnsan Algortiması
Bu süreçte, bilinmezliğin içinde ilerlerken Love Mafia olarak birbirimizin inancından, dostluğundan ve emeğinden güç aldık. Hiçbir zaman bir “speaker agency” olma amacı gütmedik; bize iyi gelenlerin başkalarına da iyi gelmesi umuduyla yoldaşlarımızın araçlarını ve seslerini duyurmayı seçtik. Bağlanırlık bizim için çok değerliydi; bireysel gelişimine göstermekte olduğu özene tanıklık ettiğimiz dostlarımıza alan açmayı tercih ettik. Çekim yasasının büyüsü ile bizler maskelerimizden, yanılsamalarımızdan ve önyargılarımızdan arındıkça, doğru insanların yaşamımıza dahil olduğunu deneyimledik.
İnsan algoritmasının gücüne inancımızla yarattığımız bağların, dahil olduğumuz birçok topluluğun yaratıcı bir şekilde filizlenmesine vesile olduğunu gözlemledik. Dünya çapında fayda odaklı birçok topluluğun yaratımına ve kuruluşuna destek verdik, inançlı bir paydaş olarak katkı sağlamak için emek verdik. Günün birinde bu emeklerin ve niyetlerin yeşereceğine ve hepimiz için hasat vaktinin geleceğine olan inancımızla, bilinmezliğe ve zorluklara rağmen yolumuzdan vazgeçmedik.
Ve bugün, minik minik hasatlarımızı toplamaya başladığımız bir döneme tanıklık ediyoruz. İlk günden itibaren en derinden inandığımız işbirliği kavramının, ancak Life Works Labs’in 3C’sini sabırla yaşama geçirdikten sonra mümkün olduğunu deneyimliyoruz. Kalpten kurulmuş bağlarla yaratmaya geçtiğimizde, mucizevi deneyimlere, derin dostluklara ve anlamlı işbirliklerine vesile olabileceğimizi biliyoruz. Her bir adımda, kalpten bağlarla oluşturduğumuz bu toplulukların gücünü hissediyor ve bu bağların bizi daha derin bir birlikteliğe taşıdığına tanıklık ediyoruz.
Joint Idea, Love Mafia ve Life Works Labs, bu süreçte yarattığımız dönüşümsel yolculuğun temel taşları oldu; işbirliği ve yaratıcılıkla örülen bu alanlar, Konuşu gibi yeni projelere ilham vererek geleceğin dünyasında birlikte yaşama arzumuzu derinleştirdi.
Yeni Başlangıçlar ve KonuŞu’nun Dönüşümü
Altı yıl önce, dupduru üslubu ve içtenliği ile sevgili Ceren Zeytinoğlu kapımızı çaldığında, Konuşu ismini verdiği, geleceği anlamak ve anlamlandırmak amacıyla kurduğu sosyal girişimi ile bir etkinlik serisi yapmak isteğini paylaştı ve bizde heyecanla yuvamızın kapılarını fikrine açtık. Joint Idea çatısı altında başlayan Konuşu, Türkiye’de anlamlı ve derin sosyal içerikli sohbetler için bir platform oluşturma ihtiyacından doğdu. Ceren ile birlikte ‘Topluluk Oluşturma’ teması altında alan tuttuğumuz son etkinlikte ise Ceren, ülkemizde benzer platformların artması nedeniyle Konuşu’nun İstanbul’daki buluşmalarını sonlandırma kararı aldığını ve yeni bir formata açık olduğunu belirtti. Bu niyet kısa sürede bir fırsatla karşılık buldu; Büşra ve Orçun, sevgiyle yarattıkları Kargıcak Bay’de bir ritüel olarak Konuşu’nun bir sonraki bölümüne ev sahipliği yapmayı içtenlikle teklif ettiler.
Yıllara sair özenle işlenmiş insan algoritmamızın gücüyle, 23-25 Ağustos tarihlerinde Kargıcak Bay’de Konuşu’nun bir sonraki versiyonunu hayata geçirme cesaretini gösterdik. Bu yeni yolculuğa çıkarken, dahil olduğumuz diğer ekosistemlerimizden edindiğimiz fayda odaklı deneyimlerden ilham aldık. Love Mafia’nın yanı sıra sosyal odaklı bir topluluk olarak ortaya çıkan Holist’te de birlikte çalıştığımız sevgili Didem Yeşilova ve Özge Yeniocak, Foundays’in kurucuları olarak hayalimize katıldılar.
Amacımız, hızlı teknolojik değişimlerle dolu bu dünyada gençlerin nasıl kendilerini güncel tutabileceklerini, hem kazanç sağlayıp hem de topluma değer katabilecek projeler geliştirebileceklerini keşfetmelerine yardımcı olacak bir içsel ve entellektüel yolculuk tasarlamaktı. Geleceğin liderleri olabilecek gençleri bu deneyimsel yolculuğa davet etmek üzere çağrıda bulunmaya karar verdik. Bu süreçte, Enquire AI’nin kurucusu Cenk Sidar, kendi yaşamındaki dönüşüm yaratan deneyimlerinin de ışığında, katılacak gençleri sponsorların desteği ile seçmemiz ve davet etmemiz konusunda bize ilham vererek bir katalizör oldu.
Her aşaması özenle işlenmiş bu buluşma, insan algoritmasının büyüsüyle şekillendi. Katılımcılarımız, Bir Adım Var Vakfı, Türkiye Girişimcilik Vakfı, ve Başlangıç Noktası ekosistemlerinin duyuru desteği ile özenle seçildi. Geleceğimize yatırımı değer olarak gören kıymetli sponsorlarımız Nurol Holding, Bir Adım Var Vakfı, Enquire AI, ve Podbee sayesinde, mesajımızı ve niyetimizi bu gençlere ulaştırabilme imkanı edindik. Konuşmacılarımız ve rehberlerimiz, bu üç günlük birliktelikte disiplinler arası bir uyum yaratma umuduyla, en derin insani bilgimiz olan insan algortimamız ve içgüdülerimizle seçildi. Ve bu üç günlük yolculukta, Foundays’in ve Tart Social’ın değerli katkıları ve Kargıcak Bey’in misafirperverliğiyle, gençlere ilham veren ve geleceğe dair güven aşılayan bir deneyimi yaşama geçirdik.
Birlikte Yaratmak: Tohum, Filiz, Hasat
Üç gün süren bu birlikteliği Tohum, Filiz ve Hasat temaları üzerine inşa ettik. İlk gün, Tohum temasının altında, Ceren’le birlikte açılış çemberini oluşturmak benim için büyük bir heyecan ve keyifti. Çemberde, her bir katılımcı yaşamlarını bugüne getiren hikayelerini ve içsel yolculuklarını paylaşarak aramızdaki bağları güçlendirdi. Ardından, benim rehberliğimde, evrensel yasaların dünyayı anlamlandırmamıza ve yaşam akışımızı kolaylaştırmamıza nasıl yardımcı olabileceği üzerine yapılan bir paylaşımla oturumlarımız başladı. Sonrasında, Ayşem Gündüz’ün yönlendirmesiyle ellerimizi toprağa daldırdık, tohumlarımızı ektik ve toprağın bize sunduğu derin bağın sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal bir bağlantı olduğunu yeniden keşfettik.
İkinci gün, ektiğimiz tohumların filizlenmesi ümidiyle başladı. Büşra Can’ın rehberliğinde bedenlerimiz ve ruhlarımız uyandı; yogadan ilişkilere, hikayelerimizi anlatmanın gücünden iş dünyasına dair farklı perspektifler sunan konuşmalarla dolu bir gün geçirdik. Senem Zeytinoğlu Saydam’ın ilişkilerin dönüştürücü gücü üzerine sunduğu içgörüler, Şevval Balkan’ın cesaret ve bireysel hikayelerimizin gücü hakkındaki ilham verici anlatımı, ve Cenk Sidar’ın iş dünyasında insan ve teknoloji bileşimi üzerine yaptığı konuşma, hepimize yeni ve derin bakış açıları kazandırdı.
Üçüncü gün ise, Hasat temasıyla, edindiğimiz farkındalıkları derinleştirme ve hayatlarımıza uygulama üzerine odaklandık. Ceren Zeytinoğlu’nun fayda odaklı çalışmanın anlamı ve önemi üzerine yaptığı konuşma, topluluk ruhumuzu daha da pekiştirdi. Gün batımında yapılan veda, üç gün boyunca yaratılan derin dostlukların ve birlikteliğin sıcaklığını hissettiğimiz, unutulmaz bir kapanış anı oldu.
Bu yolculuğu anlamlı ve unutulmaz kılan, her biri birbirinden kıymetli katılımcılarımıza gönülden teşekkür etmek isterim.
Yaşam sizin bahçeniz; diktiğiniz her tohumun yeşermesi ve fayda sağlaması dileklerimle, yolunuz açık ve aydınlık olsun sevgili Ayça, Edin, Sümeyye, Gupse, Ali, İrfan, Atakan, Altay, Merve, Esmanur, Filiz, Zehranur, İrem, Elif, Derin, Naz, Serhan, Sena ve Eda Nur.
En büyük umudumuz, sevgiyle verilen bu emeğin tohumlarından sizlere anlamlı gelenleri, kendi insan algoritmanızın uzantısı olan topluluklarınıza ulaştırmanız.
Konuşu: Geleceğin Dünyasında Yaşamak başlıklı birlikteliğimiz, topluluk odaklı alanlar açma arzumuzu derinleştirirken, insan algoritmasının gücüne olan inancımızı da pekiştirdi. Yarattığımız deneyimin her aşamasında bu güçlü işbirliklerinin ve kalpten kurduğumuz bağların rolü büyüktü.
Bugün, insan algoritmasının büyüsüne inanarak ve bu inancı her gün daha da derinleştirerek, sizleri de bu yaratıcı ve dönüşümsel yolculukta bize katılmaya davet ediyoruz. Ortaya koyduğumuz her çaba, yaratıcı potansiyelimizi besleyen ve insanlığa fayda sağlamayı hedefleyen emekler olarak filiz veriyor. Ben ise, bu deneyimin minnetiyle, yaşamın bana sunacağı bir sonraki imkan ve tecrübeler için heyecanla bekliyorum.
Thriving in the World of the Future
Our Origins
Eight years ago, Joint Idea emerged from our determination to transform a dream into reality by challenging the very systems we found ourselves within. We envisioned creating a space for experimentation, a place where minds and hearts, brought together by a shared commitment to serve something greater than personal gain, could find new ways to work in harmony. With this vision, we set out on our journey with courage and conviction.
At every step, our focus was on creating an impact rooted in purpose. We opened our doors and our hearts to individuals, organizations, and institutions genuinely committed to serving the greater good. Long before co-working was a buzzword, in our first office in Arnavutköy, we set out with a vision to foster project-based collaboration among companies, moving beyond the conventional employer-employee dynamic. We embraced a multidisciplinary approach to plant the seeds of the change we felt was needed in how work life was perceived. Driven by the desire to cultivate creativity in all its forms, we welcomed emerging and promising artists from our country into our gallery, where we experienced the healing vibrations of sound frequencies and the magical harmony born from creating together in jam sessions.
Believing in the power of unity, we turned our attention to strengthening the connections within our ecosystem and nurturing genuine communication. Through Kanyon Joint Idea, we found a chance to enrich our narrative, thoughtfully curating the institutions and organizations we welcomed into our innovative space. As we ventured on our own “Hero’s Journey,” we soon found ourselves crossing paths with those who felt our call. This led to the creation of Life Works Labs, a platform born in collaboration with our speakers, guides, and educators—the Love Mafia—to reach out to those who believe in change and transformation, equipping them with new tools to navigate the uncertainties of life. We took what some might call “soft skills” and made them our foundation, crafting transformative and experiential journeys that offered meaningful support to institutions seeking a new way forward.
We designed these journeys under the banner of Life Works Labs, anchored by three core principles that set us apart from other entities and machines — the 3Cs: Consciousness, Connectivity, and Creativity. With content crafted and continuously refined around these pillars, we seized the opportunity to sow seeds that would empower countless institutions and thousands of individuals to operate from a heightened state of awareness.
Today, as we reflect on this 8-year journey, we see how profoundly our original vision has deepened and expanded, and how our message remains as vital and urgent as ever. We recognize that to truly contribute to the greater whole, we must first undertake our own journeys of awakening. This is why we place consciousness at the forefront—both in our personal lives and in the messages we share with the institutions we serve.
The Human Algorithm
On this journey into the unknown, as Love Mafia, we have drawn strength from the faith, friendship, and efforts of one another. Our aim was never to be merely a “speaker agency”; instead, we sought to amplify the voices and tools of our companions, believing that what has benefited us could also serve others. For us, connectivity has been invaluable; we chose to make room for those whose dedication to personal growth we have witnessed. Through the magic of attraction, as we stripped away our masks, illusions, perceptions, and prejudices, we found that the right people naturally came into our lives.
Believing in the power of the human algorithm, we witnessed how the connections we fostered allowed the communities we were part of to blossom creatively. We actively supported and contributed to the creation and growth of many purpose-driven communities worldwide, working as devoted partners. Driven by the conviction that these efforts and intentions would one day bear fruit and that a time of harvest would come for us all, we pressed on with our journey, undeterred by uncertainty and challenges.
Today, we find ourselves at the dawn of a period where we are beginning to reap the first fruits of our efforts. From the very start, we have learned that the collaboration we so deeply believe in becomes possible only through the patient practice of the 3Cs of Life Works Labs. We know that when we create from a place of heartfelt connection, we can cultivate miraculous experiences, forge deep friendships, and inspire meaningful collaborations. With every step, we feel the strength of these communities built on genuine bonds, and we see how these connections bring us closer to a deeper sense of unity.
Joint Idea, Love Mafia, and Life Works Labs have been the cornerstones of this transformative journey we have embarked on; these spaces, woven with collaboration and creativity, have sparked new initiatives like Konuşu, further strengthening our commitment to living together in the world of the future.
New Beginnings and the Transformation of Konuşu
Six years ago, our dear Ceren Zeytinoğlu, with her genuine and clear approach, came to us with a vision. She expressed her desire to launch a series of events through a social initiative called Konuşu, dedicated to understanding and interpreting the future. We warmly welcomed this idea, eager to support her. Konuşu was born under the roof of Joint Idea, arising from the need for a platform in Turkey that could host meaningful and profound social conversations. At our last event, centered around the theme of “Community Building,” Ceren announced her decision to conclude the Istanbul-based gatherings of KonuŞu, acknowledging the growing number of similar platforms in our country, while also expressing her openness to evolving into a new format. This intention was soon met with an opportunity; Büşra and Orçun graciously offered to host the next chapter of Konuşu in their lovingly created Kargıcak Bay as a retreat.
Empowered by the human connections we have carefully nurtured over the years, we found the courage to bring the next iteration of Konuşu to life at Kargıcak Bay from August 23-25. As we set out on this new journey, we drew from the purpose-driven experiences we had cultivated in other ecosystems we were part of. In this endeavor, we were joined by our dear friends Didem Yeşilova and Özge Yeniocak, the founders of Foundays, who had collaborated with us through Holist, another community dedicated to social impact.
Our goal was to create a journey of inner growth and intellectual exploration, guiding young people in finding ways to stay current in a world of rapid technological change, while also developing projects that generate both income and social value. We decided to reach out to the young leaders of the future, inviting them to take part in this experiential journey. During this process, Cenk Sidar, the founder of Enquire AI, became a catalyst for us, inspiring us — through his own transformative life experiences — to select and invite young participants with the support of sponsors.
Every detail of this gathering was crafted by the magic of the human algorithm. Our participants were thoughtfully selected with the support of the Bir Adım Var Foundation, the Turkish Entrepreneurship Foundation, and the Başlangıç Noktası ecosystems. With the support of our valuable sponsors who see investing in our future as a true asset — Nurol Holding, Bir Adım Var Foundation, Enquire AI, and Podbee — we were able to reach these young minds with our message and intentions. Our speakers and guides were carefully chosen, guided by our deepest human wisdom — our intuition and human algorithm — to create a sense of interdisciplinary harmony throughout the three-day event. Thanks to the invaluable contributions of Foundays and Tart Social, and the warm hospitality of Kargıcak Bay, we brought to life an inspiring experience that instilled confidence in these young people for the future.
Creating Together: Seed, Sprout, Harvest
We centered this three-day gathering around the themes of Seed, Sprout, and Harvest. On the first day, under the theme of Seed, opening the circle with Ceren was a moment of immense excitement and joy for me. In that circle, each participant shared their stories and personal journeys that had brought them to this point, deepening the connections between us. Guided by me, we began our sessions by exploring how universal laws can help us understand the world and navigate life’s flow with greater ease. Later, under the guidance of Ayşem Gündüz, we got our hands into the soil, planted our seeds, and rediscovered that our connection with the earth is not merely physical, but profoundly spiritual as well.
The second day began with the hope that the seeds we had planted would begin to sprout. Under the guidance of Büşra Can, our bodies and spirits came alive; it was a day filled with yoga, explorations of relationships, the art of storytelling, and diverse perspectives on the business world. Senem Zeytinoğlu Saydam offered profound insights into the transformative power of relationships, Şevval Balkan inspired us with her talk on the importance of courage and the impact of individual stories, and Cenk Sidar shared his views on the integration of human skills and technology in business, giving us all fresh and meaningful perspectives.
On the third day, under the Harvest theme, we focused on deepening the awareness we had cultivated and finding ways to apply it to our lives. Ceren Zeytinoğlu spoke about the meaning and significance of purpose-driven work, further reinforcing our sense of community. Our farewell at sunset was an unforgettable closing moment, filled with the warmth of the deep friendships and unity we had nurtured over these three days.
I want to extend my deepest gratitude to each of our cherished participants who made this journey so meaningful and unforgettable. Life is your garden; may every seed you plant flourish and bring benefit, and may your path always be bright and open, dear Ayça, Edin, Sümeyye, Gupse, Ali, İrfan, Atakan, Altay, Merve, Esmanur, Filiz, Zehranur, İrem, Elif, Derin, Naz, Serhan, Sena and Eda Nur. Our greatest hope is that you carry forward the seeds of this lovingly given effort — those that speak to you most deeply — to your communities, which are reflections of your own human algorithm.
Our gathering, Konuşu: Thriving in the World of the Future, has strengthened our commitment to building community-centered spaces and reaffirmed our belief in the power of the human algorithm. At every stage of the experience we crafted, these powerful collaborations and heartfelt connections were at the core of our journey
Today, as we continue to believe in the magic of the human algorithm and deepen this belief with each passing day, we invite you to join us on this creative and transformative journey. Every effort we make grows as a commitment to nurturing our creative potential and contributing to the greater good of humanity. And I, filled with gratitude for this experience, look forward with anticipation to the next opportunities and adventures that life has in store.

















Leave a comment