believerinlife

Yaşama, sevgiye ve dönüşüme dair derin bir yolculuk

2025 : Yeni Bir Yılın Eşiğinde

(Scroll down for English version)

Yine o özel dönemdeyiz — bir döngünün bitişinde yaşam yolculuğumuza dönüp bakıyor ve geleceğe dair tohumlarımızı ekiyoruz. Dünyamızda bu dönüşüm sürecinde yaşanan olaylara baktığımızda resmin pek de parlak gözükmediğini biliyorum. Ama hala yaşamdaysak, bu boyutta nefes almaya devam ediyorsak, herşeye rağmen bu doğumun ve yolculuğun hakkını vermeye devam etmemiz gerekiyor. Kontrolümüz dışında gelişen olaylara rağmen, yapabileceğimiz tek şey öz saygımızı koruyarak, yaşamı kucaklama ve ona karşılık verme biçimimize özenle yolculuğumuza devam etmek.

Yaşamı anlama yolculuğumda bana değer katan kaynaklardan biri olan Orkie’nin geçen günkü meditasyonunda da sözlendirdiği üzere; Dünya denen böylesine bir okula gelme gönüllülüğünü göstermiş olmak büyük bir cesaret! Aslında yaşadığımız boş vermişliğin ve kurban psikolojisinin temelinde bu gönüllülüğümüzü unutmuş olmamız yatıyor.

Yaşam yolculuğumda varoluşu anlamak adına son 10-15 yıldır odaklı olarak yaptığım araştırmalar, edindiğim deneyimler ve bunları anlamlandırma çabalarım sonucunda, iç sesimin onayladığı bazı olgular var. Bu olgular, bu okuldaki deneyimimi kendimin seçmiş olduğumu hatırlamamda bana yol arkadaşlığı yapıyor. Bu olguları artık sadece ezoterik ilimler değil, bilim de destekliyor. Kuantum fiziğinin algımızda açtığı yeni bir anlayışla, yaradılışın, tekamülümüzün ve evrenin matematiksel düzenini idrak etmeye başlıyoruz. Yola çıkmaya gönüllü olduğumuzda, evrensel yasaların varlığını kabul ediyor, yaşamı mümkün olduğunca bu yasaların bilinci ve sorumluluğu ile yaşamaya özen gösteriyoruz.

Bilinmezi araştırmaya niyet ettiğimizde kabul etmemiz gereken önemli bir gerçek daha var: Asla tam olarak bilemeyeceğiz. Zihnimizin cevap vermeyeceği nice hakikati hissedeceğiz. Bedenimizin bize “evet” diye seslendiği anları yaşayacak, sevgili İrem Orhon’un da ifade ettiği gibi “a-ha” dediğimiz anlarda idrakimizin derinleşmesini deneyimleyecek, içsel bir biliş ile hislerimizin hakikate yakın bir resmi bizlere sunduğuna güveneceğiz. Evet, haklısınız — yaşamın gerçekliğini her an olduğu gibi göremiyor, kendi yanılsamalarımızda kayboluyor, çoğu zaman yargılarımızla tepki veriyoruz.

Yaşamın döngüsü böyle: Tekâmül yolculuğumuzda inişleri ve çıkışları ile, üzüntüsü ve neşesi ile insan olmanın tüm tatlarını tadıyoruz. Yaşamın varlığımızı anlamamız için sunduğu dersler, sınavlar ve mükâfatlarla dolu yolculuklar serisinden geçiyoruz. Bu yolculukta olana verdiğimiz karşılığın kalibresi ve hangi frekansta titreşen bir histen ortaya çıktığı, kuantumdaki olasılıklardan birini her an – her saniye – aksiyonumuz ile harekete geçiriyor. Hakikatte vuku bulana kendi kalibremizle anlam veriyor, kimi zaman yargılıyor, kimi zaman onaylıyor ve algımızda oluşan resme karşılık veriyoruz. Kısıtlı yaşam algımızı ve öz bilişimizi geliştirdikçe ise yaşama verdiğimiz karşılığımızda daha seçici ve özenli olmaya özen göstermeye başlıyoruz.

“2024 nasıl geçti?” derseniz, evrensel yasaların farkındalığı ile yaşama karşılık vermeye ve bunları sözlendirmeye özen göstererek geçti diyebilirim. Hepimiz gibi insani yolculuğun her renginden ve tadından nasibimi alırken gözlemci konumunda kalmaya çalıştım. An’ın içinde kaybolduysam da, kendimi yakaladığım her anda iç gözleme ve bu deneyimin bana öğretmek istediklerine odaklanmaya özen gösterdim. Anda gördüğüm farkındalığın zamanla katmer katmer açılacağına ve derinleşeceğine dair inancımla, kendime tanıklık etmeye devam ettim.

2024’te Gene Keys’de derinleştikçe, daha da gönüllü olarak gölge yanlarımı yakaladığımı ve bunları alışkanlık halinden çıkarmaya özen gösterdiğimi fark ettim. Yaşamın mucizevi olduğunun derin bilişinde olmama rağmen, içimde belki de 50 yaşa girmiş olmanın getirdiği bir hüzün vardı — bir nevi anlam arayışı diyebiliriz buna. Belki isteyerek, belki de istemeyerek, bir nebze durakladığım bir yıl oldu. Hiçbir yere koşmadım. Yüreğim bu durağanlıktan yakınsa da, yarı gönüllü bir halde ruhumun ihtiyacına izin verdim. Kendimi, yaşamları, yaşamın işleyişini ve neden-sonuç ilişkilerini dikkatle gözlemledim. Bu süreçte, kalbimin nelere heyecanla çekildiğini, hangi eylemlerin yaşam enerjimi yükselttiğini ya da azalttığını keşfetme fırsatı buldum.

2025’e dair dilekten öte bir niyet bırakmak istiyorum, hepimiz için. Yaşam enerjimizin coşkuyla aktığı yollar ve işbirlikleri olsun yaşamımızda. Kalbimizin ve zihnimizin birlikte “evet” dediği işbirliklerine dahil olalım. Heyecanla ve inançla sarıldığımız, tutkuyla bağlandığımız amaçlarımız olsun. Bedende olmanın hakkını verelim ve mümkünse, biricik Ebru Güresin’imin yılbaşı dilediğinde uyandığı 2025’in 31 Aralık sabahında bulalım kendimizi…

Bu arada, 2025’te heyecanla sarıldığım ve keyifle destek verdiğim bir proje hayata geçiyor: Aile şirketim Nurol Holding, 7 senedir değer kattığımız Türkiye Girişimcilik Vakfı ile çok kıymetli bir işbirliğine adım attı ve Terra Future Labs hayata geçiyor. Terra Future Labs, sosyal girişimcilik alanında etki yaratmak isteyen, tarımı sürdürülebilir kılmayı önemseyen ve çevresel etkiler üzerinde olumlu iz bırakmayı hedefleyen katılımcılarla geleceğe yatırım yapıyor olacak. Detaylar ve bilgiler için sizleri Instagram sayfamıza davet ediyorum.

ENGLISH VERSION

We’re in that special time again — at the end of a cycle, looking back at our life journey and planting seeds for the future. I know that when we look at the events happening in our world during this transformation process, the picture doesn’t look very bright. But if we’re still alive, if we’re still breathing in this dimension, we must continue to honor this birth and journey despite everything. Despite of the events developing beyond our control, the only thing we can do is continue our journey by maintaining our self-respect and by carefully embracing life and how we respond to it.

As expressed in a recent meditation by Orkie, one of the sources that adds value to my journey of understanding life: Voluntarily coming to such a school called Earth is a great courage! In fact, the foundation of our indifference and victim psychology lies in forgetting this voluntary nature.

Based on my focused research over the last 10-15 years to understand existence, there are certain facts that my inner voice confirms through my experiences and efforts to make sense of them. These facts serve as companions in reminding me that I have chosen my experience in this school. These facts are now supported not only by esoteric sciences but also by science. With a new understanding opened by quantum physics in our perception, we’re beginning to comprehend the mathematical order of creation, our evolution, and the universe.

When we intend to explore the unknown, there’s another important truth we must accept: We will never know completely. We will only be able to feel many truths that our minds cannot answer. We will experience moments of our body saying “yes”. As dear İrem Orhon expresses, we will experience the deepening of our comprehension in “aha” moments, trusting that our inner knowing is presenting us with a picture that is close to the truth.

This is life’s cycle: In our evolutionary journey, we taste all the flavors of being human with its ups and downs, sorrows and joys. We go through a series of journeys filled with lessons, tests, and rewards that life presents, for us to understand and comprehend our existence, step by step.

If you ask me “How was 2024?”. I can say it passed with awareness of universal laws and careful attention to responding to life and articulating these responses. Like everyone else, I tried to remain as an observer while tasting the colors of my human journey.

In 2024, as I deepened in Gene Keys, I noticed that I am more willingly starting to catch my shadow sides and paying an inner attention to to break them from being habitual responses to life. Despite having a deep understanding of life’s miraculous nature, there was a sadness inside me. As I have embraced 50, a newer search for meaning had been bubbling up within me. Whether intentionally or unintentionally, it was a year where I somewhat paused.

For 2025, I want to leave more than a wish; an intention for all of us. May we have paths and participate in collaborations where both our hearts and minds say “yes” and where our life energy flows enthusiastically. May we have purposes that we embrace with excitement and passion.

Posted in

One response to “2025 : Yeni Bir Yılın Eşiğinde”

  1. Deniz Basibuyuk Avatar
    Deniz Basibuyuk

    Yaşam enerjimizin coşkuyla aktığı yollar ve işbirlikleri olsun yaşamımızda. Kalbimizin ve zihnimizin birlikte “evet” dediği işbirliklerine dahil olalım. Heyecanla ve inançla sarıldığımız, tutkuyla bağlandığımız amaçlarımız olsun. Bedende olmanın hakkını verelim  Canım Eda, bu güzel niyete katılmamak mümkün değil. Ama beni en çok etkileyen bu yılı yavaşlayarak hatta durup kendini dinleyerek geçirdiğini yazdığın kısım etkiledi. Çünkü senin durmak diye algıladığın zamanda bile çevrende ne çok kişiye ilham olduğun ve iyilik ve güzelliğe vesile olduğunu gözlemledim. İçimize hakkıyla döndüğümüzde, hesabını bizim değil de kainatın tuttuğu bir dalgalanma etkisi oluyor demek ki. Ben de 2025’e bir niyet daha ekliyorum. Herkesin içine senin gibi dönebildiği, sadece varoluşunun bile bir iyilik dalga etkisine dönüştürebildiği bir yıl olsun. Terra Future Labs hayırlı olsun.

    Liked by 1 person

Leave a comment