believerinlife

Yaşama, sevgiye ve dönüşüme dair derin bir yolculuk

Yola devam…

Umuda, erdeme, dönüşüme, hakkaniyete, sevgiye, işbirliğine ve kapsayıcılığa inançlarını, emeklerini veren bizlerin kaybettiğimize inanmıyorum. Her şeye rağmen kazandık biz. Karşımızdaki haksızlığın, adaletsizliğin, ahlaksızlığın ve dengesizliğin ağırlığına rağmen gördüğümüz resim bizlere aslında şunu söylüyor;

Evet, ülkemiz tam ortasından ikiye bölünmüş durumda. Sonuçlar üç aşağı beş yukarı değişse de biliyoruz ki, ülkemizin yarısı dönüşüme direnmekteyken diğer kalan yarısı insanlığımızın erdemli vasıflarının uyandığı, kapsayıcı ve hakkaniyetli yepyeni bir geleceğin özlemi ile dönüşümü seçiyor. %50’si umudun peşinden giderken, %50’si kurban psikolojisinden çıkmaya direnç gösteriyor. Uzun bir yolculukta uyanarak, birleşerek, gelişerek ilerliyoruz ve bizler bakış açımızı, algımızı genişlettikçe çevremize etki etmeye devam ediyor olacağız. Adım adım ilerlediğimiz bu yolda, bir gün %51 olacağız.

Bu süreçte en büyük ümidim yaşam döngümüzde hak etmişliğimizin gelmiş olması ve vazifemizi gerçekleştireceğimiz yepyeni bir geleceğe adım atıyor olmamızdı. Bugün gördüğümüz resim günün bugün olmadığını bizlere fısıldıyor olsa da, büyük oranda olduğumuzu ve birleştikçe mucizelere vesile olabileceğimizi de söylüyor bizlere.

Bu süreçte, hep birlikte, ülkemizde bir sevgi seline, erdemli ve kapsayıcı bir söyleme, ve insanların gözlerinde parıldayan umuda tanıklık etme imkanı edindik. Uzun zamandır özlemini çektiğimiz bir gerçekliğin müjdeleyicisi olan umdun içimizde yeşermesine vesile oldukları için Kemal Kılıçdaroğlu ve kıymetli yol arkadaşlarının yanı sıra tarafsız bilgiyi bizlere sunmaya özen gösteren sevgili Oğuzhan Uğur ve Babala TV’ye ve sevgili Aposto ekibine ayrı ayrı minnetlerimi sunmak isterim.

Bu noktadan sonra, bilinci bir parça yüksek olan bizlerin diğerlerine hal yolu ile ilham olmaya devam etmemiz gerekiyor. Başka bir işleyişin ve var oluşun mümkün olduğunu kendi duruşumuz, üslubumuz ve yaklaşımımız ile onlara durmaksızın hissettirmemiz gerekiyor ki etki edebilelim.

Bu zorlu dönemde bizlerin yapacağı en önemli şeylerden biri, ülkemizdeki kutuplaşmanın azaltılması ve birleştirici bir söylemin güçlendirilmesidir. Erdemli varlıklar olarak, istesek de istemesek de ülkemizde ikamet eden insanların yarısının yaşamakta olduğu gerçekliğe ve tercihlerine saygı ile yaklaşmamız gerektiğine inanıyorum. Saygı ile ve hal yolu ile kendimizi dile getirmemiz, bizlerden taşanları kendi ekosistemimizin ötesine ulaştırmak için emekte olmamız gerektiğini düşünüyorum.

Pazar günü 18 yaşına yeni giren kızım ve arkadaşlarıyla seçim sandıklarının başındaydık, sistemin kusursuz işleyebilmesi ümidi ile, müşahitlik görevimizi yerine getirdik. Bugün kendisinden aile grubumuza gelen mesajı bizlere ilham olması ümidi ile paylaşmak istiyorum;

“Geçmiş olsun ailem. Ama bu iş burada bitmeyecek. Ben ve bugün sandığa sahip çıktığım arkadaşlarım bundan böyle her seçimde yer almak istediğimize karar verdik.”

Evet yolumuz uzun. Evet, coğrafya kaderdir. Ve ben kaderime razıyım. Bu mucizevi gezegende var olan en güzel topraklardan birinde yaşama gelmiş olduğum için minettarım. Bugün Atamızın izinde devam etmeye niyet ettiğimiz kurtuluş savaşının silahla değil, erdemle, sevgiyle, bilgiyle, hal yoluyla olacağına inancımla sizlerden rica ediyorum arkadaşlar; düşmeyelim, küsmeyelim, vaz geçmeyelim…

Ve sevgili Kemal Kılıçdarıoğlu, sizlere bir kez daha, bizlerden öte, evlatlarımızın geleceğine ümit olan kampanyanız, sözleriniz ve emeğiniz için teşekkür etmek isterim.

Yola devam.

Posted in

Leave a comment